Bu araştırmanın amacı, velilerin çocuklarına isim verme tercihlerini ve tutumlarını; manevi, kültürel ve modern eğilimler ekseninde incelemektir. İsimlendirme, insanın varoluşundan itibaren kimliğini ve anlam dünyasını inşa eden en temel unsurdur. Nitekim Kur'ân-ı Kerîm'de "Allah, Âdem'e bütün isimleri öğretti…" (بَقَرَة, 31) buyrularak isimlendirmenin insana bahşedilen ilahi bir yetenek ve ontolojik bir değer olduğu; İnsân Suresi 18. ayette geçen "…adlandırılan (tusemmâ) bir pınar…" (إِنْسَان, 18) ifadesiyle de adlandırmanın varlığa güzellik ve kimlik kazandırma vasıtası olduğu gösterilmiştir. Çalışmamız, velilerin isim tercihlerindeki dini hassasiyetleri, sosyal kabul beklentilerini ve güncel yönelimleri tespit etmeyi hedeflemektedir.
Lütfen bir anket seçin
Yukarıdaki kartlardan birine tıklayarak anketi görüntüleyin.
| İsim | Halk Arasında Sanılan Anlam | Gerçek Kökeni ve Anlamı | Not / Yanılgı Nedeni |
|---|---|---|---|
| Aleyna | Rahmet, esenlik, lütuf | Arapça edat/zamir: "Bizim üzerimize, bize" | Kur'an'da geçtiği için isim sanılan gramer yapısı. |
| Ecrin | Allah'ın hediyesi, cennet mükâfatı | Arapça isim: "Ücret, bedel, kira, iş karşılığı" | Ecr kökünden; maddi veya manevi karşılık/ücret demektir. |
| Tusem / Tusemmâ | Cennette bir pınar, esinti | Arapça fiil: "Adlandırılır, ismi verilir" | İnsân Suresi 18. ayetteki fiil çekimidir (tusemmâ). |
| Ceylin | Cennetin kapısı | İngilizce kökenli (Jayleen) veya uydurma etimoloji | İslami kaynaklarda cennet kapısı için böyle bir isim yoktur. |
| Kezban | Sadık kadın, ev hanımı | Arapça çoğul sıfat: "Yalancılar, çok yalan söyleyenler" | Farsça Kedbanu (ev hanımı) ile karıştırılan Kur'an lafzı (kizbân). |
| İrem | Cennet bahçesi, masumiyet | Arapça özel isim: Helak edilen sahte cennet / Âd kavmi | Kibre kapılarak yapılan ve lanetlenen yapay şehir/kavim. |
| Minel | Cennetten gelen inci / lütuf | Arapça edat: "-den, -dan" | Cümle içinde ayrılma hali bildiren ek/edat. |
| Bade | Saf aşk, ilahi sevgi | Farsça isim: "Şarap, alkollü içki, kadeh" | Tasavvuftaki mecazi aşk kullanımının sözlük anlamı sanılması. |
| Sude / Sudanaz | Cennet suyu, nazlı damla | Farsça sıfat: "Ezilmiş, sürülmüş, aşınmış, yıpranmış" | Sûde-i zemin (toprağa sürülmüş) kökenli sözcük. |
| Buğlem | Cenneti müjdeleyen melek | Arapça: "Şehvetli/coşkun deve, taşkınlık" | Dinde böyle bir melek yoktur; etimolojik olarak olumsuzdur. |
| Efsa | Cennet pınarı / ırmağı | Farsça/Arapça: "Büyücü, efsuncu, hilekâr" | Cennetle ilgisi olmayıp efsun kökünden gelir. |
| Belinay | Cennetteki peygamber çiçeği | Türkçe fiil: "Korkup ürkmek, irkilmek" (belinlemek) | Uydurma modern türetme; dinde çiçek karşılığı yoktur. |
| Sanem | Güzel sevgili, afet kadın | Arapça isim: "Put, heykel, tapınılan nesne" | Şiirlerdeki mecazi güzellik kullanımının gerçek sanılması. |
| Lina | Kutsal cennet meyvesi | Arapça isim: "Yumuşak, taze, sıradan hurma fidanı" | Haşr Suresi 5. ayette geçen sıradan tarımsal bitki adı. |
| Rüveyda | Cennet rüzgârı, huzur | Arapça zarf: "Azıcık, bir süre, yavaşça" | Târık Suresi'nde kafirlere süre tanınması bağlamındaki zarf. |
| Melis | Cennetteki tatlı bal damlası | Yunanca isim (Melissa): "Bal arısı" | Batı kökenli kelimeye İslami/cennet kurgusu yapılması. |
| Yüsra | Cennetteki kolaylık çiçeği | Arapça mastar/isim: "Kolaylık, rahatlık" | Çiçek adı değil; İnşirah Suresi'ndeki soyut kolaylık kavramı. |
| Nisa | Tekil hanımefendi, göz nuru | Arapça çoğul isim: "Kadınlar" | Tekil bir kişiye hitap ederken çoğul kelime kullanımı. |
| Samet (Yalın) | Dayanıklı, güçlü kimse | Arapça zati sıfat: "Hiçbir şeye muhtaç olmayan (Allah)" | İnsan için tek başına caiz görülmez; "Abdussamed" olmalıdır. |